Kanser Gojiberriyi Sevmiyor PDF Yazdır e-Posta

Kanser Gojiberiyi sevmiyor

 

Bundan 100 yıl önce Almanya’da her 38 ölüm vakasından birinin sebebi veba idi. Günümüzde ise hemen hemen her üç kişiden biri „sinsice yayılan veba“ olarak tabir ettiğimiz kanserden ölüyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü (world health organization - WHO) tarafından yayınlanan bildiriye göre her yıl 10 milyon insan kanser hastalığına yakalanıyor. Şu sıralar Amerika Birleşik Devletlerinde kanser hastalığı,ölüm sebepleri sıralamasında kalp hastalıklarının önüne geçmiş durumda. Peki kanserin bu kadar hızlı bir şekilde yükselmesine sebebiyet veren neydi?

Kanser, her bir hücrenin vücut içindeki işlevini ve görevini belirleyen kalıtımsal DNA nın tahrip olması ile ortaya çıkar. Bazı istisnaları bunun dışında bırakırsak bu tahribat gıdamızdaki, içme suyumuzdaki ve çevremizdeki kanseri tetikleyen serbest radikal kimyasallar yüzünden meydana gelir. Bu öyle bir elektron akışına sebebiyet verir ki, vücudumuz artık onları yakalayarak etkisiz hale getirmek yönünde bir direnç gösteremez ve aynı akım DNA tahribatlarını azami şekilde arttırır. Bu arada bilim adamları şu ana kadar 1000 adedin üzerinde kanserojen keşfetmişlerdir ve tahminen bunların sayısı bilinenden daha fazladır. Tahminen gıdamızda zararlı Molekülleri nötralize edecek Antriodoxidant eksiğinin olduğunu söyleyebiliriz. Goji Berry

Kanserojen kimyasallara karşı önlem alacak şekilde yeterli derecede dikkat edilmeden yapılan bir hatalı beslenme, kanserin hızlı bir biçimde artmasındaki ikinci büyük faktör olarak da görülebilir. Bunun yanı güneşten gelen mor ötesi ışınlar başta olmak üzere birçok ışının da kanser oranının artmasında rolü vardır. Ve yüklenme de kablosuz iletişim ve kişisel bilgisayarlar ve Ozon tabakasındaki yırtığın da giderek büyüdüğü bu çağda giderek artıyor. Bunun üzerine kişinin günlük hayatın akışında içerisinde bulunduğu stres ve keşmekeş ortamı da ekleyebilirsiniz.

Günümüzde pek çok insanın muzdarip olduğu aşırı yüklenme, vücudumuzun enerji birimlerinin en son viteste çalıştığı anlamına gelmektedir. Artan enerji yüklenmesi alışılmadık derecede yüksek derecede oksijene gereksinim duymakta ve böylelikle aşırı derecede Oksijen üretimine sebebiyet vermektedirler. Buna bir de stres hormonlarının aç gözlü elektronlara dağılması hususunu ilave etmek gerekir.

Bunun üzerine kanserin kronik hastalanmalar ile başlıyor olduğu da bilinmektedir. Bu gizemli gerçek de serbest radikallerin keşfi ile ilk kez tatmin edici bir şekilde açıklanmıştır. Antikorlar seri bir şekilde elektronlar üretirler ve bunları rakiplerini yok etmek için kullanırlar. Bu yok etme faaliyetleri esnasında da sürekli olarak serbest radikaller etraftaki dokulara ulaşırlar. Eğer bir hastalık kronikleşirse, ayrılmaya meyilli moleküllerin yakınlardaki hücrelerin içine girmesi ve vücudun DNA sına zarar vermesi tehlikesi artar.

Böylelikle vücudumuzun kendisine karşı gelen her türlü meydan okumaya karşı bir cevabı vardır. Kansere karşı savunma da kanser hücrelerinin engellenmesinden başlayarak yok edilmesine kadar birçok farklı alanda aynı anda vukubulmaktadır. Enteresan bir şekilde Gojiberi, yukarıda bahsettiğimiz her alanda destek verici etkide bulunmaktadır.

Kaynak: Shalila Sharamon, Bodo J. Baginski  Goji Die ultimative Superfrucht mit einem unübertroffenen Nährstoffprofil erschienen Dezember 2007 149 Seiten, Paperback ISBN: 978-3-89385-544-5